Jul 21

“Lost” dizisinin oyuncularından Jorge Garcia (Hurley), Naveen Andrews (Sayid) ve Terry O’Quinn (John Locke) ile adayı da konuştuk Fatih Terim’i de

Londra’da Dover Street’teki butik otel Browns’dayım. Digiturk kanallarından Dizimax’te yayımlanan, en popüler dizilerden “Lost“un oyuncularıyla röportaj yapmak için dünyanın dört bir yanından gelen gazetecilerleyim. Elime tutuşturulan krokiyle koridorlarda geziniyorum. Her oda bir yıldıza ayrılmış.

Önce dizide Iraklı eski bir işkenceci olan Sayid‘i canlandıran Naveen Andrews gelip oturuyor karşıma. Diğer oyuncular günlük kıyafetlerleyken Naveen çizgili takım elbise ve beyaz gömlek giymiş. Saçlarını atkuyruğu yapmış. Havalarda biraz, hafif ukala, az biraz da alaycı. “Biri rol icabı ölüp diziden ayrıldığında ne hissediyorsunuz?” diye soruyorum, “Zor oluyor. Çünkü insanlarla ilişki kuruyorsunuz ve bu birden kesiliyor” diyor. “Veda partisi oluyor mu?” diyorum, adam bir garipsiyor, dakikalarca gülüyor, “Veda partisi mi? Bu gidişlerini kutlamak gibi olur; uygunsuz” diyor. Bir sonraki soruma cevap verirken aklına yine bu geliyor ve arada “Veda partisi mi?” demekten ve kahkaha atmaktan kendini alıkoyamıyor. Hıristiyanların cenazelerinin bile kutlama havasında geçtiği düşünülürse (ki bence harika) çok mu garip “Lost”tan ayrılan birine veda partisi yapma düşüncesi? “Lost”tan ayrılmak ölümden beter galiba…
Terry O’Quinn, dizideki adıyla John Locke‘ın olduğu odaya giriyorum. Locke dizideki favori karakterlerimden. Jack ile birlikte lider konumda olan Locke adanın sihirli güçleri olduğuna inanıyor. Konuştukça O’Quinn ve Locke aynı kişilermiş gibi geliyor. “Ortak yanlarınız var mı?” diye sorunca bir dolu şey sayıyor, benziyorlar hakikaten. Türkiye’yle ilgili pek bir şey bilmiyor ama Josh Holloway (Sawyer) ona “Mutlaka gitmelisin!” demiş. “Türkiye’de Josh Holloway’e kadınların ilgisini görmeliydiniz” diyorum, “Josh için bu genelde her yerde öyle” diyor.
Son olarak lanetli sayıların sahibi Hurley‘yi canlandıran Jorge Garcia‘yla konuşuyoruz. Dedesi vefat etmiş, Garcia hem durgun hem hüzünlü. Ama Hurley gibi o da karanlıktayken de hayata komik yanından bakabilen biri. Hayattan çok şey istemiyor, Hawaii’de bir ev ve piramitleri görmek…

(“Lost”un yeni bölümleri 25 Haziran’da başlıyor.)[4.Sezon,Digiturk’te]

fft16_mf62114.jpg

“Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçında teknik direktörünüz çok komikti”

Naveen Andrews (Sayid)

-“Lost” size ne kazandırdı, sizden ne götürdü?
Hepimiz daha çok tanındık. Olumsuz yanı ise özel hayatımızın elimizden alınması oldu.

-Sayid olmasaydı hangi karakteri canlandırmak isterdiniz?
Favorim kesinlikle birinci sezondaki John Locke.

-Sayid en sonunda öldürülmeyecek olan bir kadınla beraber olabilecek mi?
Umarım. Sayid gerçekten “İngiliz Hasta”daki Juliette Binoche gibi…

-Sayid’i nasıl görmek isterdiniz?
Biraz deli olsa güzel olurdu. Elbise giyse mesela! Ama Sayid bunun için fazla disiplinli bir adam.

-Kiminle iyi arkadaş oldunuz?
Maggie Grace(Shannon) ama sonra onu öldürdüm.

-People dergisi tarafından dünyanın en güzel erkeklerinden biri seçildiniz. Bu sizi nasıl hissettiriyor?
Gururumu okşuyor ama insanın kendi hakkındaki fikirlerini değiştirmiyor böyle şeyler. Yine aynaya bakıp bunalıma giriyorsunuz.

-Hawaii’yi seviyor musunuz?
Adada 40 hektar arazi aldım, seviyorum ama bu emeklilik planım.

-Ne zaman emekli olmayı düşünüyorsunuz?
Bir an önce. Kim çalışmak ister ki? Gerçekten?

-Nerede kaybolmak isterdiniz?
İtalya. Roma’da kaybolmak pek kolay olmazdı ama…

-Türkiye’ye gelmek istediğinizi duymuştum.
Dün gece harikaydınız! Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçını izledin mi?

Maalesef hayır.
-Muhteşem bir maçtı. Teknik direktörü (Fatih Terim) görmen lazımdı. Çok komikti. Skor 2-1 iken teknik direktörünüz kendini dövüyordu. O maçın tekrarını yakalayıp izlemelisin. İlk fırsatta İstanbul’a gelmek istiyorum. Bu şehir hakkında çok şey okudum.

=====
fft16_mf62113.jpg

“Sokakta tanımadığım insanların bana sarılmasından rahatsız oluyorum”

Jorge Garcia (Hurley)
-Los Angeles’tan sonra Hawaii’de yaşamak nasıl? Dizi bittiğinde buradan taşınacak mısınız?
Bahçemde bir mango ağacı var. Dünyanın en güzel plajlarından birine yürüme mesafesindeyim. Kariyerim yeni başladı sayılır; o yüzden dizi bitince Los Angeles’a dönmeliyim galiba.

-Dizinin sona yaklaşması sizi nasıl hissettiriyor?
Sürseydi beni bozmazdı.

-Hurley sizin için yazılmış.
Yapımcı JJ Abrams, “Curb Your Enthusiasm”i izliyormuş ve “Bu adamı almalıyız” demiş. “Hangi rol için?” demişler. O da “Bilmem ama almalıyız” demiş.

-Dizinin sonuna dair teorileriniz var mı?
Dördüncü sezon adadan ayrılma üzerine kurulu olduğu için bir sonraki sezon adaya geri dönüş hikayemiz olabilir. Bence adanın hakimiyetini isteyen Charles Witmore ile Benjamin arasında bir savaş çıkacak.

-Hurley gibi size de piyangodan para çıksa ne yaparsınız?
Hawaii’de bir ev alırım. Sonra gidip piramitleri görürüm.

-Bunları şimdi de yapabilirsiniz.
Doğru ama para çıkarsa da bunları yaparım.

-Hayranların ilgisi hoşunuza gidiyor mu?
Bana sarılmak isteyen, tanımadığım birçok insan oluyor. Bu beni biraz rahatsız ediyor ama o kadar çok başıma geldi ki alıştım. Neyse ki uzun süre sarılı kalınmıyor.

-Sapık hayranlar oluyor mu?
Hawaii’de evime gelen biri oldu. Halbuki evim benim sığınağım. Olayın olduğu hafta sinirlerim bozuktu. Ağaçtan bir mangonun düşmesiyle zıplayıp “Orada kim var?” diye bağırıyordum.

-Çok hayran mektubu alıyor musunuz?
Fena değil. Bizzat yanıtlamaya çalışıyorum. Atlası önüme koyup mektupların gönderildiği yerleri işaretliyorum. Bazı yerlere bakıp “Ooo, bu bölgede sokakta yürüyemem” diyorum. Bazen öyle yerlerden mektup geliyor ki mektubun bana ulaşmış olmasına şaşırıyorum.

-Neresi mesela?
Özbekistan! Bazı insanlar hayvanlarının resmini gönderiyor. Biri köpekleriyle beraber çekildikleri, diğeri sadece köpeklerinin resmi oluyor mesela.

-Bunları saklıyor musunuz?
Kız kardeşim albüm yapmaya bayılır. Onları kurdelelerle falan süslüyor.

=====

“Issız bir adaya gitarımı, karımı, Josh Holloway ve Bush’u götürürdüm”

Terry O’Quinn (Johnn Locke)
-John Locke’la ortak yanlarınız olduğunu düşünüyor musunuz?
Elbette, bence sizin de vardır. “Ben bu işi yapabilir miyim?” kaygısı bende de var. Ben de Locke gibi sabırsızım. Sihre, maneviyata inanırım. Ben de onun gibi “Kanıtım olursa inanırım” diyenlerdenim. Locke inançlı, daha doğrusu inanmayı deli gibi isteyen bir adam.

-Locke’ın aksiyon sahneleri için özel eğitim aldınız mı?
Hayır. Bana bir bıçak verdiler ve boş zamanlarımda bıçağı ağaçlara fırlatarak çalıştım. Donut yemekten veya sigara içmekten iyidir. Şimdi bu işte bayağı iyiyim. Birkaç kere bir yerlerimi kesip hastanelik oldum.

-Hawaii’de lüks bir hayat sürerken bir adada hayatta kalmaya çalışan birini canlandırmak zor olmuyor mu?
Çalışmadığım zamanlarda John Locke gibi tepelere tırmanıyorum, sahilde yürüyorum. Güneş yakıyor, okyanusla çevreliyim. Yer aynı. Oyuncunun işi bu zaten. Sabah çekim alanına gidiyorum, suratıma o gün çekilecek sahneye göre kan veya toprak sürülüyor, karakterin ruh haline bürünüp işe başlıyorum. Ayrıca elimde her şeyi çok kolaylaştıran bir senaryo oluyor.

-Beşinci sezonun çekimlerine başlıyorsunuz. Senaryoda ne görmek istersiniz?
Kendimi! Bol miktarda John Locke görmek isterim.

-Issız bir adaya düşseniz yanınızda ne götürürsünüz?
Gitarımı, karımı, Josh Holloway(Sawyer) ve George W. Bush’u. Josh’ı getiririm çünkü karım ona bayılıyor; böylece kendi başıma da kalabilirim.

-George Bush niye?
Sinirlenince dövecek biri olsun diye.

-“Lost”tan sonra sizi ne bekliyor?
Kardeşimle İrlanda’da geçen bir film çekeceğiz. Adı “Land of Youth”, annesini arayan bir adamın bu ülkeye gidişini anlatıyor. Affetmekle ilgili bir film.

-Kimleri oynatmayı düşünüyorsunuz?
Emma Thompson ve Martin Sheen. Filmden umutluyum.

—-
Bu röportaj MELİS ALPHAN tarafından yapılmış,22 Haziran 2008 tarihli Milliyet gazetesinde yayınlanmıştır.

Not:Sevgili MELİS ALPHAN’a ulaşabilmek için herhangi bir e-mail bulamadığım için özel iznini alamadım.Çok kısıtlı bir zamanım olduğu içinde hemen yayınlıyorum.
Kendisine bu güzel röportajı için sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum,ellerine sağlık.

Tags: , , , , , , ,

Jul 14

 Serdar ortaç şeytan 
Hayat beni neden yoruyosun
madem çok günah oyunu sen bozuyosun

nasip olsun en güzel aşktan bize bize
adımız birer hastaya çıktı bu yüze bakanın
sanıyorlar diz çöker aşk önümüze önümüze
bu zamanlar fazla gezenlere vize veren yok

hayat beni neden yoruyosun
madem çok günah oyunu sen bozuyosun

şeytan diyorki yanaş şuna
adını anma sataş şuna
bu gönül herşeye aç değil
doyuracakmı bilen yok
can üzlür buna taş değil
çekilecek gibi aşk değil
bu gönül herşeye aç değil

Tags: , , , ,

Jul 14

TUS , e-tus’ NEDİR? ;

Sistemimiz, kursiyer, eğitimci ve bir eğitim sisteminin olduğu, ancak tüm bunların bir sınıf içerisinde değil, kursiyerinin kendi evinde veya işyerinde veya dilediği yerde eğitim gördüğü bir eğitim sistemidir.
Derslerimiz ANKARA’dan tüm TÜRKİYE’ye internetten canlı yayınlarla verilmektedir. Sistemimizde kursa gitmek yoktur, kursa “bağlanmak” vardır.

NASILDIR? ;

e-tus’ta dersler internet üzerinden görüntülü ve sesli olarak canlı yayınla verilir. Ders sırasında kursiyer ve eğitimci kendi bilgisayarlarında birbirlerini görür ve karşılıklı konuşur, soru sorar, cevaplarını alır, sınavlar yapılır. Bir sınıf içerisinde yaşanan ders ortamı, sanal sınıflarımızda aynen yaşanır.

 

NEREDEDİR?

 

Sistemizde coğrafya kavramı kavramı yoktur. Türkiye’nin neresinde olursanız olun, ister Edirne’de ister Kars’ta, bilgisayarınızın ekranında canlı olarak verilen derslere katılır, en deneyimli ve eğitmcilerden eğitim alma imkanına sahip olursunuz.

 

NEDEN E-TUS?

DEĞERLİ UZMAN DOKTOR ADAYLARIMIZ;

Hatırlarsanız “İnternet üzerinden canlı konferans sistemi ile eğitimler vermek her ne kadar gelişmiş ülkelerde sıkca kullanılan bir yöntem ise de,ülkemiz bu tarz eğitim sistemi ile yeni tanışmaktadır.”ana fikrinden yola çıkarak uzun dönem ve kapsamlı programlarımıza başlama planımızı Nisan 2008 sınavı sonuna ertelemiş, önce bir geçiş sürecini yaşamak gerektiğine olan inancımızı sizlerle paylaşarak sistemimizi sizlerin tanımasını sağlayacak tanışma paketlerini hizmetinize sunmuştuk.

 

Bu süreç içerisinde yaptığımız ücretsiz deneme dersleri ve Digital Vaka Kampı ile Temel Bilimler kampı günlerinde , bu tarz bir eğitim sisteminin ne kadar etkili olduğunu hep birlikte gördük ve en küçük bir şüphemiz kalmadı.

 

Şimdi kapsamlı kurlar ve programlarla karşınızdayız.

 

Yıllarca okuyup,toplumun en saygı gören fakültelerini bitirerek sadece”en vahşi sınava”girme hakkını elde eden doktorlarımızın kaliteyi konforlu bir şekilde almaya hakları olmalıdır diye düşünüyoruz.

 

Doktorlarımızın sadece kendilerinin değil çocuklarının bile kaderini etkileyecek kariyer yarışında fırsat eşitliğine hakları olmalıdır diye düşünüyoruz ve tekrar ediyoruz.

 

 

Bizler ileri teknoloji ile kaliteli eğitim entegrasyonunu gerçekleştirmiş büyük bir ekibiz.Türkiye’de kimsenin yapamadığını yapan, halen üniversitelerimizin bile (bir-iki tanesi hariç )sahip olamadığı bir donanım ve teknolojik alt yapı gücüne sahip olan ekibimizin, size TUS için vereceğimiz eğitim ve destek konusunda şüpheniz olmasın.

 

Sizlere sınava hazırlık sürecinizde sabır ve sınavda başarılar dilerim.

 

Uğur MİT

İnteraktif Akademi

Yönetim Kurulu Başkanı

tus  web : www.e-tus.com

 

Tags: , , , , , ,

Jul 09

Lida bilgi forumları www.lidaweb.com

Tags: ,

Jul 09

Lida satış ve bilgi sitesi, tartışma forumu www.lidamania.com

Tags: ,

Jul 09

Lida satış ve bilgi sitesi www.lidaturkiye.net

Tags: ,

Jul 07

Lida alışveriş sitesi  www.lidaturkiye.com

Tags: ,

Close
E-mail It
21212 toplist
eXTReMe Tracker