<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Lida</title>
	<atom:link href="http://www.1kez.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.1kez.com</link>
	<description>Günde 1 Kez Lida</description>
	<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 13:54:17 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Banu Alkan&#8217;ın donu patladı!</title>
		<link>http://www.1kez.com/banu-alkanin-donu-patladi.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/banu-alkanin-donu-patladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Dec 2008 13:53:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadınlar İçin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Banu Alkan&#8217;ın donu patladı!
İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Fazla kilolarıyla dikkat çeken Alkan&#8217;ın sevenleri bu görüntülere dayandı ama pantolonu dayanamadı. Alkan&#8217;ın derin dekolteli çeketinin altındaki aynı renk pantolonu yırtılıverdi.
Alkan, gazetecilerin kendisini görüntülemeye çalıştığını görünce yırtığı önce örtemeye çalıştı ancak olmayınca apar topar açılıştan ayrıldı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Banu Alkan&#8217;ın donu patladı!<br />
İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Fazla kilolarıyla dikkat çeken Alkan&#8217;ın sevenleri bu görüntülere dayandı ama pantolonu dayanamadı. Alkan&#8217;ın derin dekolteli çeketinin altındaki aynı renk pantolonu yırtılıverdi.</p>
<p>Alkan, gazetecilerin kendisini görüntülemeye çalıştığını görünce yırtığı önce örtemeye çalıştı ancak olmayınca apar topar açılıştan ayrıldı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/banu-alkanin-donu-patladi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Karınca Yumurtası Yağı ve Yılan Yağı</title>
		<link>http://www.1kez.com/karinca-yumurtasi-yagi-ve-yilan-yagi.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/karinca-yumurtasi-yagi-ve-yilan-yagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:21:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[Karınca Yumurtası Yağı]]></category>

		<category><![CDATA[Yılan Yağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Kozmetik dünyasında sivilceden kırışmaya, şişmanlıktan selülite, tüylenmeden, saç dökülmesine karşı pekçok soruna ‘çare’ olduğu iddia edilen sabun, krem, serum ya da solüsyon gibi çeşit çeşit ürünler sunulurken, bunların arasına her geçen gün yenileri ekleniyor.
Bunlara iki yeni ürün ise İran&#8217;dan eklendi. Karınca yumurtası yağı tüy sorununa, yılan yağı ise özellikle stresten kaynaklanan saç dökülmelerine karşı ‘birebir’ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kozmetik dünyasında sivilceden kırışmaya, şişmanlıktan selülite, tüylenmeden, saç dökülmesine karşı pekçok soruna ‘çare’ olduğu iddia edilen sabun, krem, serum ya da solüsyon gibi çeşit çeşit ürünler sunulurken, bunların arasına her geçen gün yenileri ekleniyor.</p>
<p>Bunlara iki yeni ürün ise İran&#8217;dan eklendi. Karınca yumurtası yağı tüy sorununa, yılan yağı ise özellikle stresten kaynaklanan saç dökülmelerine karşı ‘birebir’ denilerek raflardaki rakiplerinin yanında yerlerini aldı.</p>
<p>Minik şişelerde Arapça etiket de taşıyan iki ürün 10 YTL&#8217;den satılırken, Dermakozmetik Uzmanı Ayşe Şumnulu, hem karınca hem de yılan yağının kullanımının çok eski dönemlere dayandığını söyledi. Karınca yumurtası yağı kullanımının Asya ülkelerinde çocukların büyüdüklerinde tüylenme sorunu yaşamaması için bebeklik çağda başvurulan bir yöntem olduğunu belirten Şumnulu, şunları söyledi:</p>
<p>“Eskiden anneler bebeklerini karınca yuvalarına çıplak yatırırlarmış. Karıncaların yumurta yağları yuvalarında kaldığı için bebekler bunların üzerine yatırılıp, ileride tüylü olmamaları sağlanırmış. Yani karınca yumurtası yağı kullanımının böyle bir hikayesi var. Özellikle kadınlarda tüy sorununun artmasının nedeni sir, ağda gibi şekerli yöntemlerin kullanılması. Çünkü bu malzemeler şekerli olduğu için tüy köklerini besliyor. Karınca yumurtası yağı kullanımına ergenlik döneminde başlanmalı. Tüyler temizlendikten sonra parmak ucuyla yağ temizlenen bölgeye sürülmeli. 4 gün üst üste yapılacak bu işleme 15 gün ara verildikten sonra tekrar edilmeli. 6- 7 aylık bir süre sonunda tüyleri azaltmadaki etkisi ortaya çıkıyor. Herhangi bir zaralı etkisi de yok.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/karinca-yumurtasi-yagi-ve-yilan-yagi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lida Nasıl Etki Eder ?</title>
		<link>http://www.1kez.com/lida-nasil-etki-eder.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/lida-nasil-etki-eder.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:18:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Lida]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Lida Nasıl Etki Eder ?
Lida; içeriğindeki 9 çeşit bitki ekstresi ile tok tutucu ve yeme alışkanlığını düzenleyebilen aynı zamanda su tüketimi ile birlikte vücutta stoklanmış yağların parçalanılarak yakılmasını sağlayan mucize bir üründür.
Takviyenin etkisi, kullanıcıların kilo fazlası ve metabolizma hareketlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ürün, aylık 4 - 12 kilo arasında değişen zayıflatıcı etkiye sahiptir. Kimi kullanıcılar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lida Nasıl Etki Eder ?</p>
<p>Lida; içeriğindeki 9 çeşit bitki ekstresi ile tok tutucu ve yeme alışkanlığını düzenleyebilen aynı zamanda su tüketimi ile birlikte vücutta stoklanmış yağların parçalanılarak yakılmasını sağlayan mucize bir üründür.</p>
<p>Takviyenin etkisi, kullanıcıların kilo fazlası ve metabolizma hareketlerine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Ürün, aylık 4 - 12 kilo arasında değişen zayıflatıcı etkiye sahiptir. Kimi kullanıcılar ilk 7 günlük kullanımın sonunda etki görebiliyorlarken, kimi kullanıcılar 30 günlük dönemde ancak etki görebilmektedirler. Bu değişkenliğin sebebi şüphesiz her insanın metabolizmasının; sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin eşit hızda çalışmamasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/lida-nasil-etki-eder.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Lida&#8217;nın yan etkisi varmı ?</title>
		<link>http://www.1kez.com/lidanin-yan-etkisi-varmi.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/lidanin-yan-etkisi-varmi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 12:03:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Lida]]></category>

		<category><![CDATA[lidanın yan etkisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Lida&#8217;nın yan etkisi varmı ?
Lida Yosun Kapsülünü daha önce kullanan kimselerde görülen ve genellikle azami ilk 5 - 10 günlük periyodda rahatsız edici olmamak kaydıyla geçici veya yanlış kullanım sonucu ortaya çıkmış yan etkiler aşağıdaki gibidir.
    * Ağızda kuruluk
    * Baş dönmesi
    * Mide bulantısı
  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Lida&#8217;nın yan etkisi varmı ?</p>
<p>Lida Yosun Kapsülünü daha önce kullanan kimselerde görülen ve genellikle azami ilk 5 - 10 günlük periyodda rahatsız edici olmamak kaydıyla geçici veya yanlış kullanım sonucu ortaya çıkmış yan etkiler aşağıdaki gibidir.</p>
<p>    * Ağızda kuruluk</p>
<p>    * Baş dönmesi</p>
<p>    * Mide bulantısı</p>
<p>    * Hafif ve kısa süreli palpitasyon</p>
<p>    * Bağırsak tembelliği</p>
<p>    * Uykusuzluk</p>
<p>Ağızda kuruluk hariç olmak üzere bu yan etkilerden herhangi birinin yada birden fazlasının rahatsız edici şekilde görülmesi durumunda Lida Yosun Kapsülünün kullanımına ara veriniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/lidanin-yan-etkisi-varmi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şok diyetlerden kaçının!</title>
		<link>http://www.1kez.com/sok-diyetlerden-kacinin.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/sok-diyetlerden-kacinin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 11:59:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<category><![CDATA[diyetler]]></category>

		<category><![CDATA[şok diyet]]></category>

		<category><![CDATA[zararlı diyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Şok Diyet Tuzağı !
Oysa ki şok diyetler olarak kabul edilen ketojenik diyetler kısa sürede kilo verdirdiği gibi metabolizma üzerinde kalıcı hasarlara da neden olabiliyor. Bu tip diyetlerin zararları hakkında bilgi almak için VKV Amerikan Hastanesi Diyet Bölümü Şefi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak ile görüştük.
Terazi ibresinin inmesi için 24 saat aç kalmanız yeterli. Ne var ki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şok Diyet Tuzağı !</p>
<p>Oysa ki şok diyetler olarak kabul edilen ketojenik diyetler kısa sürede kilo verdirdiği gibi metabolizma üzerinde kalıcı hasarlara da neden olabiliyor. Bu tip diyetlerin zararları hakkında bilgi almak için VKV Amerikan Hastanesi Diyet Bölümü Şefi Uzman Diyetisyen Dilara Koçak ile görüştük.</p>
<p>Terazi ibresinin inmesi için 24 saat aç kalmanız yeterli. Ne var ki bu sahte bir zafer. Çünkü bu yöntemle vücut su kaybına uğruyor kaslar küçülüyor ama yağlar erimiyor. Bu aşamada organizma kendisi için gerekli olan enerjiyi yakalamak için kaslar ve karaciğerde bulunan glikojen denilen bir tür şekeri yakıyor. Sonra kasları enerjiye dönüştürüyor. İşte bu nedenle gün boyunca yemek yemeyen kişi kendini güçsüz hissetmeye başlıyor. Çünkü karbonhidrat almadan veva çok kısıtlı beslenilen bir diyetle gün içinde tüm karbonhidrat depoları boşalır, kan şekeri düşer, tatlı isteği ve güçsüzlük artar, iş verimi düşer, baş ağrısı oluşabilir.</p>
<p>Yüksek protein içeren, karbonhidrat içermeyen düşük kalorili diyetler metabolizmayı hızlandırdığı için hızlı kilo kaybı sağlar fakat tartıda görülen yağ kaybı olmayıp sadece kas ve su kaybıdır. 1 gr kas kaybettiğinizde yaklaşık 2,7 gr su kaybedersiniz ve böylece hızla zayıfladığınızı sanarsınız. Bunu anlamak için en kolay yol aynaya bakmaktır. Eğer tartıda kilo vermenize rağmen yüzünüz, kollarınız inceliyor ve yağ deposu olan karın/ kalça bölgesi incelmiyorsa siz yağ kaybetmiyor ve doğru zayıflamıyorsunuz demektir.</p>
<p>Hızlı kilo verdiren mucizevi hatalar</p>
<p>Kişinin kendi isteği ile hızlı kilo vermesi günlük enerji alımının azalması veya harcadığı enerjiyi egzersiz ile artırması temeline dayanır. Hızlı kilo kaybı genelde düşük kalorili ve proteini yüksek diyetlerle sağlanır. Bu tür diyetlerde düşük karbonhidrat ve ilk günlerde yaşanan su kaybı nedeniyle ortaya çıkan hızlı kilo kaybı yüz güldürücüdür. Düşük karbonhidratlı hızlı kilo verdiren bu diyetler ilk kez 1863 yılında Banting tarafından şeker hastalığının tedavisi amacıyla kullanılmıştır. Bu diyetlerde yan etki olarak başağrısı, bulantı, ishal, halsizlik sıkça gözlenir. Ayrıca hızlı kilo vermeyi sağlayan ancak kalıcı olmayıp daha fazla kilo almaya davet eden diyetler olup, sağlık açısından önerilmemektedir. Proteini yüksek düşük kalorili diyetlerin kolesterol açısından da zengin olması kalp hastalığı açısından çok önemli bir risktir. Çünkü proteini yüksek karbonhidratı düşük diyette ekmek ve türevleri kısıtlanır yerine, hayvansal kaynaklı besinler daha fazla verilir ( tavuk, balık, süt, peynir, yoğurt, et ürünleri gibi). Çok düşük kalorili diyet yapanlarda görülen diğer bir risk de safra kesesi problemidir.</p>
<p>Diyet yapan kişiler, sonuca hemen ulaşmak istiyorlar, ancak seneler süren yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle bozulan metabolizmalarının bir veya iki ay gibi kısa sürede düzelmesinin imkansız olduğunu zor kabul ediyorlar. Kilo vermekten çok elde edilen kiloyu korumak ve kişilerin su ile kas kaybı yerine yağ kaybetmeye yönelik diyetleri tercih etmeleri daha doğru oysa.</p>
<p>Ketonojik diyetler</p>
<p>Tıp dilinde şok diyetlerin diğer adı ketojenik diyetlerdir. Çok düşük kalorili olup protein oranı yüksek diyetlerdir. Vücut dokularından kayıp ile kilo vermeyi sağlayan bu diyetlerde kişinin kas ve su kaybetmeği vücut yağının yükselmesine neden olur. Metabolizmanın tüm dengesini bozduğu için uzun süre kullanıldıktan sonra hızla kilo almalara neden olur. Sağlık açısından uygun olmadığı gibi besin öğeleri açsından yetersiz ve dengesiz olması nedeniyle hastalıklara daha kolay yakalanma riskini artırır.</p>
<p>Bölgesel şok diyetler</p>
<p>Hiçbir besine adres gösterip belli bir bölgeyi zayıflatma şansımız yoktur. Her birey genetik şifresi doğrultusunda zayıflar, önce kalça veya önce karın zayıflasın olayına kişi müdahale edemez ve baştan yaratma bir hayaldir. Çünkü şişman bir armut zayıflayınca zayıf bir armut şeklini alır, aynı şişman elmanın, zayıf elma olması gibi, armut tipinde bir insanı elma tipine dönüştüremezsiniz. Beslenme bir bilimdir ve bunu öğrenmek için kişi ya kendisi bu konuda okuyup bilinçlenmeli ya da eğitilmelidir. Yoksa alışkanlıklarla ve kulaktan dolma tavsiyelerle bu iş devam ettiği takdirde yanlış, dengesiz beslenme mutlaka obeziteyi ortaya çıkarır.<br />
Manken diyetleri, mucize diyetler, sadece protein ya da sadece sebze-meyve gibi tek yönlü diyetlerin zararları bilimsel ortamlarda sürekli vurgulanmasına rağmen medyatik ve ticari amaçlar nedeniyle maalesef bu diyetler halen gündemdeki yerini korumaktadır. Şişmanlık ciddi bir sağlık sorunu olduğu için ve tedaviyi endokrinolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ile psikolojik desteği saptayacak bir ekip yapmalıdır. Bizim ülke verilerimizde; 1965 ile 1971 yılları arasında Türkiye&#8217;de şişmanlık oranı ortalama yüzde 28 bulunmasana rağmen, şimdi bazı illerimizde 36&#8242;lara hatta 40&#8242;lara çıktığını öğreniyorum. Bazı kitaplar şişmanlığı çevresel besin zehirlenmesi olarak niteliyorlar. Çünkü şişmanlık oluşumunda % 30- 40 oranında genetik faktör etkili ama yüzde 60-70 oranında da çevresel ve sosyal sorunlar söz konusu. Şişmanlık son 20 yılda neredeyse 2 kat arttı. İnsan gen tipinde ise bu kadar hızlı bir değişiklik olmayacağı söylediğine göre bu durumda çevresel faktörlerin çozümüne ve alışkanlıkların değişimine odaklanmak gerekiyor.</p>
<p>Su içsem yarıyor!</p>
<p>Bu gerçek anlam olarak mübalaa edilip zaten işin içine espri eklemek için kullanılan bir deyim yani gerçeklik payı yok, çünkü suyun enerji değeri yok. Peki kişileri bu noktaya getiren nedir? Doğru kilo kaybı vücut yağ dokusundaki azalma ile olur. Bu da yağsız doku kitlesinin yani kas ağırlığının korunması demektir. Bazal metabolik hız vücudumuzdaki yağ ve yağsız doku ile orantılıdır. Sizin vücudunuzda ne kadar çok kas varsa metabolik hızınız da o kadar yüksek, yani yağ yakma kapasitenizde o kadar iyi demektir. Tam tersi kas kütleniz azaldıkça yağ yakma kapasitenizde azalır, işte yanlış bir diyetle kilo yeren kişi yağ dokusundan çok kas dokusunu kaybettiyse l gr kas kütlesi kaybı ile 2,7 gr su kaybetmiş demektir. Peki bu durumda ne olur? Metabolik hız düştüğü için kişi az ya da eskisi kadar yese de bu besinleri yakma kapasitesi düştüğü için kilosu artacaktır. Aynı şekilde kaybedilen su da bir miktar dengeleneceği için su içsem yarıyor ifadesini söyler hale gelecektir. Bu nedenle diyet mutlaka egzersiz ile desteklenmelidir. Çünkü egzersiz yapan kişinin yağ dokusu daha çabuk kaybolur. Egzersiz başlangıcında vücut ağırlığında önemli bir azalma olmayabilir, çünkü yağ dokusu azalırken başta kas kütlesi olmak üzere yağsız vücut kitlesi artar. Kas kitlesi arttığı için kilo kaybı az olabilir fakat sağlıklı zayıflama sağlanır. Yapılacak sporun sıklığı, tipi, aktivitenin hızı, şiddeti, süresi ve tekrar sayısı önemlidir. Egzersize başlayacak kişinin sağlık durumu gözden geçirilerek kişiye uygun egzersiz programı bir uzman tarafından hazırlanmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/sok-diyetlerden-kacinin.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Düşük yapan kadınlarda &#8216;diyabet&#8217; tehlikesi</title>
		<link>http://www.1kez.com/dusuk-yapan-kadinlarda-diyabet-tehlikesi.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/dusuk-yapan-kadinlarda-diyabet-tehlikesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 16:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadınlar İçin]]></category>

		<category><![CDATA[diyabet]]></category>

		<category><![CDATA[düşük]]></category>

		<category><![CDATA[hamile]]></category>

		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=20</guid>
		<description><![CDATA[Düşük yapan kadınlarda &#8216;diyabet&#8217; tehlikesi
Hamileyken bebeklerini kaybeden veya ölü doğum yapan anne adaylarının diyabet hastalığına yakalanma riski daha yüksek
  Hamilelik döneminde bebeğini düşük yaparak kaybeden veya ölü doğum yapan anne adaylarının halk arasında &#8220;şeker hastalığı&#8221; olarak bilinen diyabete yakalanma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrin ve Metabolizma Ana Bilimdalı Başkanı Prof. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 30px; font-weight: bold;">Düşük yapan kadınlarda &#8216;diyabet&#8217; tehlikesi</span></p>
<p><strong>Hamileyken bebeklerini kaybeden veya ölü doğum yapan anne adaylarının diyabet hastalığına yakalanma riski daha yüksek</strong></p>
<p><img src="http://www.milliyet.com.tr/extra/venus/kadinsagligi/ksag003/resim/axsagkad01.jpg" border="1" alt="axsagkad01 Düşük yapan kadınlarda diyabet tehlikesi" hspace="10" vspace="10" align="right" title="Düşük Yapan Kadınlarda Diyabet Tehlikesi" /> <!-- axsagkad011.jpg --> Hamilelik döneminde bebeğini düşük yaparak kaybeden veya ölü doğum yapan anne adaylarının halk arasında &#8220;şeker hastalığı&#8221; olarak bilinen diyabete yakalanma riskinin yüksek olduğu belirtiliyor.</p>
<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrin ve Metabolizma Ana Bilimdalı Başkanı Prof. Dr. Tamer Tetiker, gebelik döneminde kadında fiziksel ve hormonsal değişikliklerin ortaya çıkması sonucu özellikle kandaki şeker oranının yükseldiğini ve bunun da düşük tehlikesini beraberinde getirdiğini söyledi.</p>
<p>Tetiker, bebeklerini kaybeden kadınlarda şeker oranı yüksekliğinin devam etmesi halinde diyabet hastalığının ortaya çıkabileceğini belirterek, &#8220;Bebeğini aniden sebepsiz yere kaybeden hamileler uzmanlara başvurmalı ve diyabet testi yaptırmalı. Aksi takdirde hastalığın çok fazla ilerlemesine neden olabilirler&#8221; dedi.</p>
<p>Birçok anne adayının bu nedenle düşük yaptığı ve şeker hastalığına yakalandığını vurgulayan Tetiker, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8220;Düşük yapan kadınlar, ağız kuruluğu, çok su içme, sık idrardan yakınma, nedensiz yere kilo kaybı, özelikle geceleri oluşan ellerde ve ayaklarda iğnelenme veya karıncalanma gibi rahatsızlıkları olanlar büyük bir ihtimalle şeker hastalığına yakalanmış olabilirler. Bu nedenle sorunları yaşayan kadınlar uzmanlara başvurmalı diyabetin ilerlemesini sağlayacak önlemler almalı.&#8221;</p>
<p>Kadınları hamilelik döneminde düzenli egzersizler yapmalarını öneren Tetiker, dünyada diyabet hastalığının artmasının en büyük nedeninin hareketsizlikten kaynaklandığının unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/dusuk-yapan-kadinlarda-diyabet-tehlikesi.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fast food beyin sağlığını bozuyor</title>
		<link>http://www.1kez.com/fast-food-beyin-sagligini-bozuyor.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/fast-food-beyin-sagligini-bozuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 16:22:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<category><![CDATA[fast food]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Fast food beyin sağlığını bozuyor
&#8216;Zihin Sağlığı Vakfı&#8217;nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, &#8216;depresyon, Alzheimer ve şizofreniye&#8217; neden oluyor
 İNGİLTERE&#8217;DE yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. &#8216;Sustain&#8217; adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı&#8217;nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 30px; font-weight: bold;">Fast food beyin sağlığını bozuyor</span></p>
<p><strong>&#8216;Zihin Sağlığı Vakfı&#8217;nın araştırmasına göre, yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksik alınması ile fast food tarzı beslenme, &#8216;depresyon, Alzheimer ve şizofreniye&#8217; neden oluyor</strong></p>
<p><img src="http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag014/resim/sag56.jpg" border="1" alt="sag56 Fast food beyin sağlığını bozuyor" hspace="10" vspace="10" align="right" title="Fast Food Beyin Sağlığını Bozuyor" /> İNGİLTERE&#8217;DE yapılan bir araştırma, son zamanlarda halkın beslenme tarzındaki değişikliklerin zihin sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlara yol açtığını gösterdi. &#8216;Sustain&#8217; adlı örgüt ile Zihin Sağlığı Vakfı&#8217;nca desteklenen araştırmanın sonuçlarına göre, fast food tarzı beslenme ile yararlı yağların, vitamin ve minerallerin eksikliği &#8216;depresyon, Alzheimer ve şizofreni&#8217; ile doğrudan ilişkili. Araştırmacılardan Courtney Van de Weyer, &#8220;Vücudu iyi beslemek, zihni de iyi beslemek anlamına geliyor&#8221; dedi.</p>
<p>ARAŞTIRMAYA göre, yemlerde kullanılan katkı maddeleri ve tarım ilaçları, hayvan organizmasında değişikliğe yol açıyor. Bu nedenle de insanlar, omega 6 adlı yağ asidini, omega 3&#8242;ten çok daha fazla tüketir hale geliyor. Bu dengesizliğe vitamin ve mineral eksikliği de eklenince, depresyon ve hafıza sorunları ortaya çıkıyor. Araştırma raporunda, beslenme tarzında aminoasitlere, özellikle de balık tüketimine daha fazla yer verilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>
<p><span style="color: navy; font-size: small;"><strong>Beyne faydalı yiyecekler:</strong></span></p>
<table style="font-family: Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: 13px; height: 100%;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%">
<tbody>
<tr>
<td valign="top">
<li> Sebzeler (Lifli olanlar)</li>
<li> Tohumlar ve fındık</li>
<li> Meyve</li>
<li> Buğday, kepek</li>
<li> Organik yumurta</li>
<li> Organik olarak yetiştirilen ya da vahşi olarak avlanan balıklar (Özellikle yağlı olanlar)</li>
<p><span style="color: navy; font-size: small;"><strong>Beyne zararlı yiyecekler:</strong></span></p>
<li> Kızartılmış fast food yiyecekler</li>
<li> Rafine edilmiş ve işlenmiş besinler</li>
<li> Alkol</li>
<li> Şeker</li>
<li> Çay ve Kahve</li>
<li> Besinlere konulan bazı ek maddeler</li>
<li>Tarım ilacı içeren besinler</li>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/fast-food-beyin-sagligini-bozuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kahvaltı etmeden kilo vermek hayal</title>
		<link>http://www.1kez.com/kahvalti-etmeden-kilo-vermek-hayal.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/kahvalti-etmeden-kilo-vermek-hayal.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 23:21:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<category><![CDATA[diyeti]]></category>

		<category><![CDATA[kahvaltı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Mayo Clinic uzmanlarına göre günün en önemli öğünü kahvaltı.
Sağlıklı bir kahvaltı, vücudun besin ihtiyacını karşılar ve kan şekerini (glükoz) dengede tutar. Yeni bir güne başlamak için vücuda enerji veren kahvaltı hem fiziksel açıdan hem de beyin için benzersizdir. Kahvaltı yapan kişiler
- Kilolarını kontrol edebilir. Daha geç acıkırlar, sonraki öğünlerde daha hafif yemekler tüketerek formlarını korurlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="orta"><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Mayo Clinic uzmanlarına göre günün en önemli öğünü kahvaltı.</p>
<p>Sağlıklı bir kahvaltı, vücudun besin ihtiyacını karşılar ve kan şekerini (glükoz) dengede tutar. Yeni bir güne başlamak için vücuda enerji veren kahvaltı hem fiziksel açıdan hem de beyin için benzersizdir. Kahvaltı yapan kişiler</p>
<p>- Kilolarını kontrol edebilir. Daha geç acıkırlar, sonraki öğünlerde daha hafif yemekler tüketerek formlarını korurlar. Kahvaltı, diyet yapan biri için vazgeçilmezdir.</p>
<p>- Daha düşük kolesterole sahip olurlar. Uzmanlar düşük kolestorelün kalp rahatsızlıkları yaşama riskini azaltığını belirtiyorlar.</p>
<p>- Sabah boyunca daha iyi konsantre olur ve daha üretken olur. Uzmanlar bunun, beynin temel enerji maddesi olan glükozla bağlantılı olduğunu belirtiyor.</p>
<p>- Gün boyunca daha çok mineral ve vitamin ile daha az yağ ve kolesterol yakarlar.</p>
<p></span><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Verdana;"><strong>SAĞLIKLI KAHVALTI</p>
<p>3 gruptan bir besin seçin</strong></p>
<p>Sağlıklı bir şekilde zayıflamak için şart olan kahvaltıda, aşağıdaki üç besin grubundan birer besin maddesi seçilmesi gerekiyor:</p>
<p>- Sebze ve meyveler: Taze sebze ve meyveler, sebze-meyve püreleri ya da şeker eklenmemiş meyve suyu.</p>
<p>- Tahıl: Bir çeşit tahıl ekmeği, mısır gevreği ya da bir çeşit çörek</p>
<p>- Süt ürünleri: Az yağlı peynir, az yağlı bir kase yoğurt ya da yağsız süt</p>
<p><strong>Sağlıklı yaşam için sekiz mucize gıda</strong></p>
<p>İşte Mayo Clinic uzmanları tarafından önerilen ve her zaman kolaylıkla bulabileceğiniz en sağlıklı 8 gıda.</p>
<p>Kırmızı mercimek: Çok iyi bir demir, magnezyum ve fosfor kaynağıdır. Düşük kalorilidir. Kronik rahatsızlıklardan ve kanserden korur. İçerdiği fosfor sayesinde hafızayı dinç tutar.</p>
<p>Elma: Bünyesinde barındırdığı pektin isimli maddeyle kötü kolesterol ve glükoz seviyesini düşürür. Tazesi en büyük C vitamini kaynaklarından birisidir. Hücreleri ve damarları koruyarak vüçuda demir girişini kolaylaştırır.</p>
<p></span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; font-size: x-small;">Yaban mersini: İdrar yolu iltihabından korur. Hafızayı geliştirir. Sağlıklı yaşlanma sağlar. Çok düşük kaloriye sahip olup, lif ve C vitamini açısından zengindir.</p>
<p>Brokoli: İçinde bol miktarda kalsiyum, potasyum ve lif olması sayesinde kalp rahatsızlıkları ve kanserden korur. Hücreleri hasardan korumaya yarayan A ve C vitamini açısından zengindir.</p>
<p>Badem: Yemişler arasında en fazla kalsiyumu bünyesinde barındırır. Lif, magnezyum ve demir bakımından zengindir. En iyi protein kaynaklarından biridir. Kolestrerol seviyesini düşürür.</p>
<p>Somon: Mükemmel bir Omega-3 kaynağıdır. Tansiyonu düşürür, kalp krizi ve felç riskini azaltır. Çok az doymuş yağ ve kolesterol içerir.</p>
<p>Ispanak: A, B, ve C vitaminleri ile demir, magnezyum ve kalsiyum barındırır. Bağışıklık sistemini canlandırır, deri ve saçları sağlıklı tutar.</p>
<p>Sebze suyu: Likopen açısından son derece zengindir. Kanser ve kalp krizinden korur.</p>
<p></span><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Verdana;"><strong>SAĞLIKLI BESLENME İÇİN ALTIN ÖĞÜTLER</p>
<p>Şeker yerine tatlandırıcı kullanmak sağlığa zararlı mı?</strong></p>
<p>Tatlandırıcılar kalori içermezken şekerin tatlılığına sahiptir. Şeker tüketimi kan şekeri seviyesini arttırdığı için özellikle şeker hastaları tarafından tercih edilirler. Tatlandırıcıların kanserojen maddeler oldukları çokça konuşulsa da Amerika�daki Ulusal Kanser Enstitüsü bu konuda herhangi bir kanıt olmadığını ısrarla belirtmektedir. Fakat yine de tatlandırıcı tüketiminin de bir üst sınırı vardır. Buna göre 75 kilodaki bir yetişkin için bir günde en fazla aspartan tüketimi 3.75 gramken sakarin tüketimi de 0.35 gramdır.</p>
<p><strong>Tahıl ekmeği tüketmek sağlık açısından iyi bir seçim mi?</strong></p>
<p>Tahıl ekmekleri kapsamında buğday, yulaf ve arpa ekmekleri ele alınabilir. Özellikle ekmeği bolca tüketen toplumlarda tahıl ekmeği alışkanlığı fazla yerleşmemiştir. Her ne kadar alışılmış ekmekten farklı bir tada sahip olsa da sağlık açısından düşündüğümüzde, tahıl ekmeklerini beyaz ekmeğe tercih etmemiz gerektiği söylenebilir. Tahıl ekmekleri, içerdekleri liflerle sindirim sistemini rahatlatırken kalp rahatsızlıkları riskini de azaltır.</p>
<p><strong>Enerji içecekleri gerçekten kuvvet verir mi? Zararlı mı?</strong></p>
<p>Enerji içeceklerinin birkaç saatlik enerji verdiği doğrudur. Bu enerji, bu tür içeceklerde bol miktarda bulunan kafein ve şekerden kaynaklanır. Çok tüketilmesi duruhunda kilo alımına sebep olmasının yanısıra, kalp atışını hızlandırdığı için özellikle kalp rahatsızlıkları yaşayan kişilerde tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Fakat sağlık koşulları açısından enerji almak için doğal yöntemleri kullanarak, spor ve diyet yapmak her zaman için enerji içeceklerine tercih edilmelidir.</p>
<p></span></span><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Verdana;"><strong>NE KADARI KAÇ KALORİ?</p>
<p>Protein (110 kalori)</strong></p>
<p>- Dondurma yarım kase</p>
<p>- Kuzu eti 60 gr</p>
<p>- Mercimek yarım kase</p>
<p>- Süt bir bardak</p>
<p>- Tavuk 75 gr</p>
<p>- Hindi 90 gr</p>
<p>- Yoğurt bir kase</p>
<p><strong>Yağ (45 kalori)</strong></p>
<p>- Tereyağı 1 çay kaşığı</p>
<p>- Krem peynir 1 yemek kaşığı</p>
<p>- Margarin 1 çay kaşığı</p>
<p>- Mayonez 2 çay kaşığı</p>
<p>- Badem 8 tane</p>
<p>- Zeytinyağı 1 çay kaşığı</p>
<p>- Zeytin 9 adet</p>
<p><strong>Karbonhidrat (70 kalori)</strong></p>
<p>- Mısır gevreği yarım kase</p>
<p>- Kek 1 adet</p>
<p>- Makarna yarım kase</p>
<p>- Patlamış mısır 2 kase</p>
<p>- Patates püresi yarım kase</p>
<p>- Çubuk kraker 30 adet</p>
<p>- Pilav yarım kase</p>
<p>- Çorba 1 kase</p>
<p><strong>Sebzeler (25 kalori)</strong></p>
<p>- Brokoli 1 kase</p>
<p>- Havuç 1 adet</p>
<p>- Bamya yarım kase</p>
<p>- Soğan yarım kase</p>
<p>- Bezelye çeyrek kase</p>
<p>- Ispanak (pişmiş) yarım kase</p>
<p>- Domates 1 adet</p>
<p><strong>Meyveler (60 kalori)</strong></p>
<p>- Elma 1 adet</p>
<p>- Kayısı 4 adet</p>
<p>- Muz yarım adet</p>
<p>- Portakal bir adet</p>
<p>- Şeftali 1 adet</p>
<p>- Erik 3 adet</p>
<p>- Çilek 1 buçuk kase</p>
<p><strong>Tatlılar (75 kalori)</strong></p>
<p>- Pasta 1 dilim</p>
<p>- Bal 1 yemek kaşığı</p>
<p>- Reçel 1.5 yemek kaşığı</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/kahvalti-etmeden-kilo-vermek-hayal.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Meme kanseri riski yaşlandıkça artıyor!</title>
		<link>http://www.1kez.com/meme-kanseri-riski-yaslandikca-artiyor.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/meme-kanseri-riski-yaslandikca-artiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 23:15:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadınlar İçin]]></category>

		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[
Meme kanserine yakalanma riskinin yaş ilerledikçe arttığı bildirildi.
“Füsun Sayek Kültür ve Sanat Etkinlikleri” için Hatay’a gelen Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Şuayib Yalçın, yaptığı açıklamada, kadınlarda kanser ölümleri arasında meme kanserinin ilk sırada yer aldığını söyledi.
Yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riskinin artığını ifade eden Yalçın, şöyle devam etti: “Her yıl dünyada 1 milyondan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" title="Meme Kanseri Riski Yaşlandıkça Artıyor!" src="http://i.milliyet.com.tr/HaberAnaResmi/2008/11/07/fft17_mf129905.Jpeg" alt=" Meme kanseri riski yaşlandıkça artıyor!" width="207" height="310" /></p>
<p>Meme kanserine yakalanma riskinin yaş ilerledikçe arttığı bildirildi.</p>
<p>“Füsun Sayek Kültür ve Sanat Etkinlikleri” için Hatay’a gelen Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Şuayib Yalçın, yaptığı açıklamada, kadınlarda kanser ölümleri arasında meme kanserinin ilk sırada yer aldığını söyledi.</p>
<p>Yaş ilerledikçe meme kanserine yakalanma riskinin artığını ifade eden Yalçın, şöyle devam etti: “Her yıl dünyada 1 milyondan fazla, Türkiye’de de yaklaşık 150 bin kişi meme kanserine yakalanıyor. Ayrıca yılda toplam 7 milyon 600 bin kadını kanser nedeniyle kaybediyoruz. 40-49 yaş arasında her 66 kadından 1’inde, 50-59 yaş arasında da her 40 kadından 1’inde meme kanserine yakalanma riski var. Bu risk yaş ilerledikçe daha da artmakta. Avrupa’da meme kanserinin daha yaygın olmasının nedeni de bu. Türkiye’de kadınların çalışma hayatına girmesi,doğurganlığın azalması nedeniyle gelecekte kansere yakalananların sayısında bir artış bekleniyor.</p>
<p>Şu an Avrupa’da 8, Türkiye’de de her 12 kadından 1’inin meme kanserine yakalanma riski var. Ancak Türkiye’de kadınların yaşam standartlarıyla ilgili bir takım önlemler alınmazsa bu risk artabilir ve Avrupa’nın önüne geçebiliriz.”</p>
<p>Kadınların meme kanseri riskine karşı alışkanlıklarına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, “Türkiye’de nüfus hızla yaşlanıyor. Yaşlanma meme kanserine yakalanma riskini de beraberinde getiriyor. Bu hastalığa karşı riski azaltmak için beslenme alışkanlıkları ve sporla kadınlarımızı daha sağlıklı yaşlandırmalıyız” diye konuştu.</p>
<p><strong>- “KENDİ KENDİNE MUAYENE” -</strong></p>
<p>Kadınların meme kanseri konusunda çok bilinçli davranması gerektiğini vurgulayan Yalçın, “20’li yaşlardan itibaren her kadının kendi kendine muayene yapması gerekiyor. Çok basit olan erken tanı yöntemiyle kadınlar baş belası olarak düşünülen meme kanserinden korunabilirler. Ancak bazı kadınlar, kendi kendine muayenede eline kitle gelmesine rağmen, utandıkları için hekime başvurmuyor. Bu da hastalığın tüm vücuda yayılmasına, tedavi için çok geç kalınmasına neden olabiliyor” dedi.</p>
<p>Yalçın, kadınların 40’lı yaşlardan itibaren de yılda bir kez mamografi çektirmesi gerektiğini kaydetti. Yalçın 12 ilde kurulan Kanser Erken Teşhis ve Tarama Merkezlerinde (KETEM) mamografinin ücretsiz çekildiğini, ayrıca kurum olarak da çeşitli kampanyalar düzenlediklerini belirterek, kadınların takibi elden bırakmaması gerektiğini söyledi.</p>
<p><strong>- “ERKEKLER DE RİSK ALTINDA” -</strong></p>
<p>Meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir hastalık olmadığını belirten Yalçın, erkeklerin de bu konuda dikkatli olması gerektiğini söyledi. Erkeklerden meme kanserinin daha tehlikeli olduğuna dikkati çeken Yalçın, ”erkeklerde meme dokusu olmadığı için hastalık tüm vücuda daha hızlı yayılır. Bu nedenle kadınların aksine erkeklerde geri dönüşü zor sonuçlarla karşılaşabiliyoruz. Meme kanseri konusunda erkeklerin de kadınlar kadar dikkatli olması, kendi kendine muayene yapmaları önemli” görüşünü ifade etti.</p>
<p>MİLLİYET</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/meme-kanseri-riski-yaslandikca-artiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fransız Diyeti</title>
		<link>http://www.1kez.com/fransiz-diyeti.html</link>
		<comments>http://www.1kez.com/fransiz-diyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 23:12:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>

		<category><![CDATA[fransız diyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.1kez.com/?p=10</guid>
		<description><![CDATA[Fransız Diyeti&#8230;
Fransızlar, lezzetli ve bol kalorili soslarla hazırlanmış etleri yedikleri ve her yemek yanında şarap içtikleri halde zayıf kalırlar. İşte Fransızlar gibi lezzetli yemekler yiyerek zayıf kalmak istiyorsanız Fransız diyeti tam size göre.
1. Gün
 Sabah: 
Yarım greyfurt, 1 yumurta, 2 dilim salam.
 Öğlen:
Yarım greyfurt, 4 ızgara et, zeytinyağlı ve limonlu salata.
Akşam:
1 porsiyon domates soslu bonfile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="style3">Fransız Diyeti&#8230;</span></p>
<p>Fransızlar, lezzetli ve bol kalorili soslarla hazırlanmış etleri yedikleri ve her yemek yanında şarap içtikleri halde zayıf kalırlar. İşte Fransızlar gibi lezzetli yemekler yiyerek zayıf kalmak istiyorsanız Fransız diyeti tam size göre.</p>
<p><strong>1. Gün</strong></p>
<p><strong> Sabah: </strong><br />
Yarım greyfurt, 1 yumurta, 2 dilim salam.<br />
<strong> Öğlen:</strong><br />
Yarım greyfurt, 4 ızgara et, zeytinyağlı ve limonlu salata.<br />
<strong>Akşam:</strong><br />
1 porsiyon domates soslu bonfile et, yanında haşlama sebze, bir bardak kırmızı şarap.</p>
<p><strong>2. Gün</strong><br />
<strong> Sabah:</strong><br />
1 tost, 1 bardak greyfurt suyu, 1 fincan kahve ya da çay.<br />
<strong>Öğlen: </strong><br />
Yarım porsiyon ton balığı, yeşil salata, bir muz.<br />
<strong> Akşam: </strong><br />
85 gram tavuk, bir tas haşlanmış bezelye, bir top vanilyalı dondurma.</p>
<p><strong>3. Gün</strong><br />
<strong>Sabah:</strong><br />
1 haşlanmış yumurta, yarım muz, bir fincan kahve.<br />
<strong> Öğlen:</strong><br />
1 kutu meyvalı yoğurt, 2 bisküvi, 1 fincan kahve.<br />
<strong> Akşam:</strong><br />
2 haşlanmış sosis, az yağda pişmiş brokoli, yarım top vanilyalı dondurma.</p>
<p><strong>4. Gün</strong><br />
<strong>Sabah: </strong><br />
1 elma, 1 bisküvi, 1 dilim yağsız peynir, 1 fincan kahve.<br />
<strong> Öğlen:</strong><br />
1 tost, 1 haşlanmış yumurta, 1 bardak greyfurt suyu.<br />
<strong> Akşam:</strong><br />
150 gram balık, yanında haşlanmış sebze, 1 bardak beyaz şarap ve tatlı olarak 1 porsiyon karpuz.</p>
<p><strong>5. Gün</strong><br />
<strong> Sabah: </strong><br />
1 dilim ekmek üzerine fırınlanmış kaşar peyniri, şekersiz çay veya kahve.<br />
<strong>Öğlen:</strong><br />
1 çorba tabağı dolusu yoğurt ve küp doğranmış salatalık.<br />
<strong>Akşam: </strong><br />
1 porsiyon ızgara balık, yanında garnitür olarak 1 orta boy patates ve soğan, 1 bardak beyaz şarap.</p>
<p><strong>SOĞAN ÇORBASI DİYETİ</strong></p>
<p>Soğan çorbasının zayıflatmasının nedeni ise, kasları çalıştırması ve iyi bir idrar sökücü olması.<br />
<strong>Hazırlanışı: </strong><br />
6 adet soğan, yarımşar kilodan iki çeşit sebze ve yağsız et suyu ile hazırlanır. Diyette yağ kullanmak yasak. Limon, baharat serbest.</p>
<p><strong> Sabah: </strong><br />
50 gr. beyaz peynir, çay (şekersiz)<br />
<strong> 1. gün öğle-akşam: </strong><br />
Sınırsız meyve + çorba<br />
<strong>2. gün öğle-akşam:</strong><br />
Sınırsız et + çorba<br />
<strong> 3. gün öğle-akşam:</strong><br />
Pirinç lapası, meyve (muz, üzüm hariç) + çorba</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.1kez.com/fransiz-diyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
